Anam!

Bundan yaklaşık 15 yıl önce üniversite stajını yapmak için Sakarya’nın Hendek ilçesinde bulunuyordum. Anneme olan özlemim artmış olmalı ki o zamanlar bu satırları sıralamışım. Anneler hep özeldir. Cennet bile onların ayakları altına serilmiştir. Hakları ödenmez. Kıymet bilmek gerek…

Anam;
Soğuk bir güz dönemi,
Sakarya Hendek ilçesi,
Üşümüş parmaklar, titreyen dudaklar
Sana selam veriyor Anam.

Hatırlarsın Anam;
Trabzon’a giderken bir fidan gibiydim
Ortasını yeni bitirmiş 13 yıllık bir fidan,
Herkesin annesi “yolluk” koyar çocuklarına
Sen ise kavakların dibinden gümbür gümbür gözyaşı
Birde beş vakit namazda ellerini kaldırıp
“Hızır A.S. yardımcın olsun” deyişlerini koyardın.

Arkadaşlarım hep annelerinin ördüğü
Göz nuru işlemeli liflerle banyo yapardı.
Bense hep çarşıdan alırdım.
Sana benzeyen başka bir Anadolu anasından
Çantama koyacağın lifin yoktu hiç ama
Yüreğimi kanatan her şeyi unutturan,
Telefonda “yavrum” deyişin vardı.
Erzurum’un kara kış gecelerinde
Elbiselerimi yıkayan buz kırmızısı
Nasırlı mı nasırlı ellerin vardı.

Anam; Dokuz erkek evladın, üç kız çocuğun anası,
Hep hasret kokan bekleyişlerin,
Uzakları yakın eden düşleyişlerin anası.

Anadolu'nun anası,
Benim anam,
Elleri sert olsa da yüreği yufka olan anam
İyi ki varsın anam.

Temmuz 2003 (Hendek/SAKARYA)
2017-09-08T09:12:43+00:00

Leave A Comment