Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri-5 (Data Ink Ratio – Veri Mürekkep Oranı)

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri-5 (Data Ink Ratio – Veri Mürekkep Oranı)

Etkili Rapor Tasarlama Teknikleri yazı serisine devam ediyoruz. Bir önceki makalemizde bir kaç hatırlatma yaptık ve güzel tasarlanmış raporların karakteri ile ilgili bazı ipuçları verdik.

Bu yazımızda ise, raporlardaki görsellerin estetiğine doğrudan katkı sağlayacak üç yöntemden biri olan veri-mürekkep oranı (Data-Ink Ratio) yaklaşımına değineceğiz.

Aşağıdaki rapora bir kaç dakika göz gezdirin. İlk olarak dikkatinizi çeken şeyler neler? Bilgi mi? Yoksa kalın, kalabalık, anlamsız renkli ve aralarında koca koca boşluklar olan görseller mi?

Edward R. Tufte 1983 yılında sayısal verilerin görsel sunumu husunda “Data-Ink Ratio” ismini verdiği bir yaklaşım yayınladı.  Tufte’ye göre grafiğe harcanan mürekkebin büyük bir kısmı veri-bilgi için kullanılmalıdır. Veri için harcanan mürekkep grafiğin silinemez çekirdek kısmını oluşturur. Gereğinden fazla kullanılmamak şartıyla sayıların değişimi, mürekkep kullanımındaki değişimle ifade edilir.

Kafa karıştırıcı görünüyor olabilir. Aslında çok basit. Mümkün olduğunca sayısal verileri ön planda tut. Kullanılan görseller, dikkat dağıtmadan verileri ve verideki değişimi anlatsın.

Aşağıdaki grafiklerden hangisi kalabalıktan arınmış ve veriye odaklanmanızı kolaylaştıracak nitelikte.

Sağdaki değil mi? Soldaki grafikte ilk göze çarpan şey renk ve grid çizgileri olmakta. Sayılar daha sonra dikkat çekiyor. Sağdaki grafikte ise sayılara ve değişimine odaklanmamak elde değil. Oldukça basit ve amacına uygun.

Grafiklerde sayıların olduğu alanlara data-ink, geriye kalanlara da non-data-ink adı verilmiştir. Grafikte kullanılan mürekkep miktarı, veri için kullanılan mürekkep miktarına ne kadar yaklaşırsa ideale de o kadar yaklaşıyorsunuz demektir.

İyi bir grafikte sadece data-ink olur. Non-data-ink alanlar mümkün olan her yerden kaldırılmalıdır. Bunun amacı yukarıda da söylediğimiz gibi kullanıcıların tüm dikkatini verilere yöneltmektir. Aşağıdaki resimde kırmızı olan alanlar non-data-ink adıyla anılmaktadır. Sayısal olan alanlara ise data-ink adı verilmiştir.

Görsel kaliteyi nasıl arttırabiliriz?

İki adımlık bir çalışma ile kaliteyi arttırmak mümkün.

1- Non-Data-Ink (veri içermeyen) alanların değerini azalt

    • Gereksiz tüm veri içermeyen alanları kaldır.
    • Geriye kalan veri içermeyen alanları düzenle ve etkisini azalt (vurgusuz olsun)

Aşağıdaki tablolara baktığımızda sağdakinin daha kullanışlı olduğuna hemen karar verbiliriz. Soldaki hatalı bir tasarım.

2- Data-Ink (veri içeren) alanların değerini arttır.

    • İhtiyaç olmayan tüm veri içeren alanları kaldır.
    • Çok önemli bilgilerin sunulduğu alanları vurgula.

 

Aşağıdaki tabloda kırmızının tonları ile kritik sayılar işaretlenmiş ve ön planda tutulmuş. Bir farkındalık oluşturulmuş.

İki adımlık çalışmayı ve değişimi aşağıdaki örnekte görebiliriz :

Sol üstteki ve sağ alttaki grafiklere bir bakın. Yapılan değişiklikler nasılda bilgiyi ön plana çıkartıyor.

Bu prensipleri birden fazla grafiği bir arada kullanırken de göz önünde bulundurmak gerekir. Aksi halde en üsttekine benzer bir şey çıkar karşınıza.

Tasarımlarında estetik kaygı taşıyanlar için sunduğumuz ipuçlarına diğer yazılarda devam edeceğiz.

Faydalı olması dileğiyle.

Yazar: Abdullah KİSE  –  Kaynak: www.abdullahkise.com

2017-04-10T14:57:37+00:00 Şubat 22nd, 2017|Categories: İş Zekası & Raporlama|Tags: , , |

Leave A Comment

Hakkında

İş Hayatı ile ilgili Kurumsal Gelişim, Strateji, Yönetim, Finans, Girişimcilik, Kariyer Planlama gibi hususlarda makale tarzı genel paylaşımların yapıldığı bir site.